top of page

SLE Tanı Kriterleri:
 

  1. Yüzde, yanaklarda ve burun kökünde “Kelebek” tarzı döküntü (Hastaların %30-50’sinde gözlenir)

  2. Işığa karşı hassasiyet

  3. Diskoid lupus: Yüzde, kafa derisinde, kulaklarda, göğüste ve kollarda görülen bozuk para şeklinde, pullu ve kabarık döküntüdür.

  4. Ağız mukozasında ülserler (Genellikle ağrısız)

  5. Eklem iltihabı (Artrit): SLE hastası çocukların büyük çoğunluğunu etkiler. El, el bileği, dirsek, diz veya kol ile bacaklardaki diğer eklemlerin şişmesine ve ağrımasına neden olur. Ağrı gezici olabilir, yani bir eklemden diğerine geçer ve vücudun iki tarafında aynı eklemlerde görülebilir. Ancak SLE artriti genel olarak kalıcı eklem bozukluklarına neden olmaz.

  6. Plörit ve perikardit: Plörit akciğerleri saran tabaka olan plevranın, perikardit ise kalbi saran tabaka olan perikardın iltihaplanmasıdır. Plörit, nefes alırken artan türde bir göğüs ağrısına neden olur.

  7. Böbrek tutulumu: SLE’li çocukların neredeyse tümünde vardır ve çok hafiften çok şiddetliye kadar değişir. Başlangıçta genellikle belirti vermez ve ancak idrar tahlili ve böbrek işlevine yönelik yapılan kan tetkikleriyle saptanabilir. Belirgin böbrek hasarı olan çocuklarda idrarda protein ve/veya kan ve özellikle ayaklarda ve bacaklarda olmak üzere şişlik görülebilir.

  8. Merkezi sinir sistemi: Baş ağrısı, havale ve dikkati toplamada ve hatırlamada zorluk, duygu durum değişiklikleri, depresyon ve psikoz (düşünmenin ve davranışın bozulduğu ciddi bir mental durum) gibi nöro-psikiyatrik tablolar yer alır.

  9. Kan hücresi bozuklukları: Bu bozukluklar, otoantikorların kan hücrelerine saldırması nedeniyle oluşur. Kırmızı kan hücrelerinin yıkımı sonucunda hemolitik anemi gelişebilir. Beyaz kan hücrelerindeki azalma görülebilir. Trombosit sayısı antikorlar sonucu azaldığında, çocuklarda deride kolay morarma ve vücudun çeşitli kısımlarında kanama görülebilir. Hatta bu durum bazen lupusun öncü belirtisi olabilir.

  10. İmmünolojik bozukluklar: SLE’ye işaret eden otoantikorlar gelişmiştir. Bunlar: a) Anti-fosfolipid antikorlarının, b) Kendi DNA'sına karşı antikorlar (hücrelerin içindeki genetik yapıyı hedef alan otoantikorlar- ANA, anti-ds DNA vb.). c) Anti- Sm antikorları, bu antikorlar neredeyse SLE'ye özgül görüldüğünden sıklıkla tanıyı doğrulamaya yardımcı olur.

  11. Anti nükleer antikorlar (ANA) (1/320 veya 1/640 titrede olması önemlidir): Nükleus denilen hücre çekirdeğini hedef alan otoantikorlardır. SLE hastalarının hemen hepsinin kanında bulunur. Ancak bu test, başka hastalıklarda ve hatta hafif derecede olaraktan (<1/160 titre) sağlıklı çocukların da yüzde 5-15’inde pozitif olabildiği için, pozitif ANA testi, tek başına SLE’nin kanıtı değildir.

Alevlenme ve Stabil Dönem

Alevlenme ve Stabil Dönem Nedir?

SLE (Lupus),  inişli çıkışlı bir seyir izler. Alevlenme dönemi, hastalığın belirtilerinin (yorgunluk, eklem ağrısı, döküntü vb.) aniden şiddetlendiği süreçtir. Bu dönemde vücut daha fazla dinlenmeye ihtiyaç duyar. Stabil dönem ise belirtilerin hafiflediği veya tamamen kaybolduğu, kendinizi daha enerjik hissettiğiniz iyilik halidir.

Fizyoterapi ve Egzersiz Yaklaşımı

Fizyoterapide temel kural 'vücudunuzu dinlemek'tir. Alevlenme döneminde eklemleri koruyan hafif eklem hareketleri ve solunum egzersizleri tercih edilirken; stabil dönemde kas gücünü ve esnekliği artıracak orta şiddetli egzersizler (yürüme, yüzme, yoga) önerilir. Amacımız, yorgunluğu yönetmek ve yaşam kalitenizi en üst düzeyde tutmaktır.

bottom of page